Draw Your Own Picture
crazy sena - Blogcu



20/7/2008 ·

ZİLAN

Bu kara yazgıdır Zilan;
Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin
Sensiz de olmak kara yazgıdır kurban...
Bilisen
Kaç gece kaç gündüz adını sayıklamışam
İçimden atamamışam
Köçelerde yolunu gözlemişem
El etmişem, işmar etmişem
Sen gülmüş geçmişsen Zilan...
Ne zaman büyümüşsen farketmemişem
Ne zaman ellerin büyümüş
Ne zaman gözlerin büyümüş
Ne zaman bürünmüşsen kara çarşafa
Bir gözlerin görmüşem ceylan kimin vurulmuşam.
Sen gülmüş geçmişsen Zilan...
Daracık köçelere sığmamış sevdam
Seni Halilrahman'da sormuşam Anzılha'da
Urfa kalasında Nemrut köşküne adını kazımışam
Sen gülmüş geçmişsen Zilan...
Şimdi gelin olisen telli duvaklı
Yine gülü misen biye?
Kara Şar'dan gelen deli oğlan deyi misen?
Sevdanı içime gömdüm bilesen
Bu kentin hampara taşlarına sır sakladım.
Üç kuruşluk başlık parasına değer miydi Zilan...
Bilirem dahlin yoktur bu işde.
Töreler böyle demiş, yazgılar böyle çizmiş.
Kim karşı gelmiş ki sen de gelesen.
Atalar boynumuz kıldan incedir demiş...

Her şafak seninle sökerdi Zilan.
Sıcak yaz geceleri seninle eserdi.
Ben siye şiirler okurdum.
Sen biye Urfa türkülerini...
Yediveren gülleri kimin açılırdın baharla
Karakoyun deresinden çiçekler getirirdin.
Önceleri inanmamıştım sevdiğine.
Fakat anladım zamanla.
Seni yitirmek kor kimin yaktı yüreğimi;
Acımı anla...
Kar ender yağardı Urfa'ya
Sevdamız yağan kar kimin aktı.
Hatırlı misen bir de tutkumuz
Yağmurda "çömçe gelin" oynamaktı...
Şimdi sen mi gelin olisen Zilan?
Sevgin bir yanda Töreler diğer yanda
Duydum ki "KUMA" olmişsen
Akar suda saman çöpü gibi çaresiz
Ve de köle kimin itaatkar, sessiz gidisen
Oldu mu ya?...
Kaçıncı asrını yaşamakta Harran'da toprak?
Bu kenti terkediyem Zilan.
Anzılha'da kutsal balıklar şahidim olsun ki,
Bu kenti terkediyem...
Yasak mayın tarlalarını,
Kaçakda kol verenleri,
Can verenleri terkediyem...
Efsunlu akrepleri, çıyanları
Urfa kalasında kenetlenen efsane şahmaranı
Kümbetlerde barınan sahipsiz insanları, terkediyem.
Körpecik bedenine uzanan hoyrat elleri itmediğin için
Yıllardır söylenen ninniyi yazgı bellidiğin için
Bu kenti terkediyem...
Bu sana son satırlarım Zilan...
Biliyem unutacaksan beni.
"Unutmam" deme biye
Davullar uranda unutmalısan.
Yoksa nasıl yaşayabilir insan...

Hani ağaçları çiçek açardı ya
Hani Urfa divanı çalınırdı sıra gecelerinde.
İşte ben
Her çiçek açanda nar ağaçları
Ve söylenende Urfatürküleri
Seni ve gülüşünü hatırlayacağam...
Bundan böyle cigaramda dumansın
Kaçak tütünden sarılmış...
Her içime çekişde ağun yakacak beni.
Kendini düşünmedin, beni düşünmedin
Sevdanı düşünmedin, çocuklarını düşün.
Seni tutsak, beni esrik eden töreler;
Çocuklarını da yakacak bir gün...
Bu kara yazgı değildir ZİLAN...
Topraksız olmak, yetim kalmak yetmezmiş kimin
Sensiz olmak da kara yazgı değildir kurban...
Bu çağlar boyu insanları kul eden
Bağnazlıktır ki, yıkılacak.
Bilisen ZİLAN.
Sen görmesen de
Ben görmesem de
Ceylan gözlü çocukların görecek ZİLAN...

 

Celal Ülgen

5/5/2008 ·

o zaman yok say beni
  hiç olmayanlara
  hiç gelmeyenlere
  hiç sevmeyenlere
  unuttuya yazma adımı
  unutulana yaz
  ki ben seni
  hani nazım der ya
  "yere saplı bıçakların ışıltısında"
  ben seni yüreğime saplı bıçakların ışıltısında
  bıçaklar ki bursa işi
  bıçaklar ki söğüt yaprağı
  ha bire dem vurur kanamalardan
  ben seni en amansız
  hani adresimizi yitirmiştik zaman içinde
  hani iklimimizi
  hani coğrafyamızı
  yıllar sonra bulup bir birimizi en utangaç
  ben seni en masum
  bir çocuk bulmuştum önce uzak zaman içinden
  yanaklarında güneş çatlağı ve
  sarıya çalan saçları
  bir zeytin ağacının dibinde
  acı ninniler çalınan mayasına
  gözleri dalgın hiç gelmeyecekleri bekleyen
  bir çocuk incir sütlerinde hasretini yineleyen
  bir çocuk bulmuştun
  tüm hayattan vazgeçti sini kuşanmış
  ellerinde bir tutam ayaz
  ellerinde kar karası
  yüreğinde barikat
  gözleri intihar bakan
  bir çocuk kaybolmuş
  bir göç telaşesinde unutmuş kendisini
  bir çocuk bulmuştuk ikimiz
  bir ceylan
  bir serçe
  bir ürkek
  sevgi koymuştuk adını
  bir çınar ağacının yaprağıydık ikimiz
  sen bir yarısı ben bir
  bir çınar ağacının yaprağı rengimiz
  ilkbahara çalmıştı hani
  kışları erken açtı ve yana yana
  sarıya bir çınar yaprağı
  döne döne unutlana yaz beni
  rüzgarlarda
  rüzgarlarında çekip gittiğinin
  unutulana bir bıçağın ucuyla
  kalın çizgili notlar düşemediysen
  benden yana
  satır aralarına hayatının
  ne desem ki
  ne desem çare değil bilirim
  ne etsem çare
  hayasızlıklarımı unuttum
  bağırıp çağıran yanımı
  çocuk yanımı
  şımarık yanımı sende bıraktım
  büyüdüm
  adam oldum
  zaten büyüktün
  zaten adamdın dersin sen şimdi
  olsun yinede
  daha bir büyük
  daha bir adam
  artık bilirim yola çıktıların sona gittiğini
  artık bilirim döngellerin ayaküstü
  merhabalar gibi soğuk ve kısa olduğunu
  artık bilirim kopunca tutmadığını
  artık büyüdüm dedim ya
  artık göz yaşlarımı ar bilirim
  utanırım kendimden
  artık bir isa gibi
  sağ yanıma tokat atarsın
  sol yanımı dönerim
  olmadı çarmıhına ger beni ve
  unutulana çak yüreğimden
  küsmem
  ben artık bir yunus
  bir emre
  bir evliya
  bir derviş
  artık rahat değilsen
  artık amanlar la anıyorsa aklın beni
  ve ekşitiyorsam yüzünü
  UNUTULANA YAZ ADIMI
  UNUTTUYA DEĞİL
  BELKİ BİR GÜN YİNE BİR
  ÇOCUK KALABALIĞIYLA
  DÖNER GELİRİM... 
  

5/5/2008 ·

5/5/2008 ·



SEVGILI ARKADASIM 

1.
Gozlerinin rengi gibi
Yureginin rengi gibi
Saclarin da kendi renginde

Ama ben, ellerini gordum once 
Toplayan, duzelten, onaran ellerini
Dokunduguna soluk aldiran
Telasli, usta, sevecen ellerini

Gec anladim ve inandim
Her gun daha cok inaniyorum
Ellerin, guzel islerin karincasi
Ellerin, ellerden bikmis ellerime siginak

2. 

Yuzunun rengi gibi
Dudaklarinin rengi gibi
Saclarin dakendi renginde

Ama ben, ozverini gordum once
Icinden cavlan gibi dokulen ozverini
Hep kosan, yurumeyi bilmeyen
Hesapsiz, gucendirmeyen, saydam ozverini
Neye uzansa dirilten
Susan, huzunlenen, sicak ozverini

Gec anladim ve inandim
Gun gun daha cok inaniyorum
Ozverin, guzel islerin arisi
Ozverin, sozcuklerden yilmis kafama barinak

3. 

Derinin rengi gibi
Sesinin rengi gibi
Saclarin da kendi renginde

Ama ben seni gordum once
Gulen, yasayan, bilen seni
Korpe bir sogut dali gibi cirpinan
Durdugu yere can veren
Gonullu, duyan, seven seni

Gec anladim ve inandim
Simdi daha cok inaniyorum
Sen, hayatin ablasi
Saf olan herseyin mayasi
Sen, esyalardan usanmis kalbime dayanak

4. 

Sevgili arkadasim benim
Sana "sevgili arkadasim" diyorum
Budur, bizim anladigimiz sevdanin tanimi
Iste sana bir ask siiri
Icinde "sevgilim" sozcugu gecmiyorsa
Sucun yarisi senin
Cunku, ben de bize yarasanlarin sozcugunu degil
Kendisini seviyorum senin gibi

SUREYYA BERFE


28/4/2008 ·


 

 



     
 
 
 

Hayatı seviyorum, ya sen?
Yeni yıllara ben hep tebessümle başlıyorum
Peki ya sen?


Çok gülersen yüzündeki kırışıklar
artar belki biraz ama,
gülümsemeyle yürekler
hep taze kalır unutma.
Gamzelerinin güzelliği
nasıl çıkar başka türlü ortaya?
Tebessümleri yüzüne çok görme asla.

Dişlerini düşün...
Kapalı dudaklar ardında
ne mutsuz oluyorlardır kimbilir?
Sonra... Gözler de güler biliyorsun...
Ama göz bebekleğinin gülebilmesi için
Dudak ucundaki tebessümlerine ihtiyacı vardır.

Mutlu olmak zor değil
Gülümsemek için hep bir neden var.
Kaç insan tarafından sevildiğini hatırla
Kaç kişiyi sevdiğini say şöyle bir bir...
Senden ne beklediklerini düşün
Sen ne beklersin onlardan?
Yanıtın "SEVGİ" ise eğer
Sevgiyi gösteren ilk tabelanın adı
"TEBESSÜM"


MUTLU YILLAR


SENİ SEVİYORUM
ARKADAŞIM


« Önceki ::




More Cool Stuff At POQbum.com