Kalbimi alev alev yakanmı
Hala yarasından kanlar akan mı
Biraz önce şu sırtımdan çıkanmı
Söylesene hangi kurşun senindi
Bir sende gelmedim ben bu hale
Şu hain aşkların hepsi benimdi
Tanıyıpta bulamadınmı hala
Söylesene hangi kurşun senindi
Ne kurşunlar çıktı bilsen bu tenden
Ne aldınsa helali hoş olsun benden
Yazıktır davacı olursam senden
Söylesene hangi kurşun senindi
Gün be gün öldürüp diriltenmi
Akıl alıp çıldırtıpta delirtenmi
Al artık şu canımı dedirtenmi
Söylesene hangi kurşun senindi
Sen benim en beter halimsin artık
Nasıl olsa gözümde hainsin artık
Gördüğüm en büyük zalimsin artık
Söylesene hangi kurşun senindi
Arada bir çıkartıpta bakarsın
Olur ya boynuna belki kolye yaparsın
Hainler gününde onu takarsın
Söylesene hangi kurşun senindi


Güneşli bir öğleden sonra yaşıyordum.,
Yağmurlardan bir kaç gün önce,
Bedenimi ve ruhumu öyle kaptırmıştım ki sana.,
Fark etmeden ertelediğim , işlerim çoğalmış
Evimi unutmuşum , çiçeklerim solmuş
Güneşli bir öğleden sonra
Ertelediklerimi yeniden kendim gibi hayat verdim,
Ve penceremin kenarında.,
Elimde kahvem , unuttuğum sokağıma daldım
Arnavut kaldırımları dedikleri ,
Taş örgüleri izledim saatlerce
Ve üzerinden geçen insanları ,
Belki de basit ama kocaman bir huzur vardı içimde
Kulağımda huzuruma huzur katan hoş bir müzik,
Gözlerimde bilindik bir dalgınlık ,
Tüm bir öğleden sonraya neler sığdırmıştım ,
Yine sığdırdıklarımın içine ,
Yine bir seni koydum
Güneşin ışıltısı gibi ışıltılıydın içimde
Her ne kadar seni her düşündüğümde
Ömrümden ömür alıp gitsen de...!!!
Huzurla aynadaki kendime günaydın demelerimi özledim,
Ve aynı günün gecesine elimdeki kitabımı keyifle bitirip,
Gecenin karanlığında acı çekmeden ,
Uykuya dalışlarımı özledim
Ertelediklerimi anımsadım ,
Bir tek seni erteleyemedim
GÜNEŞLİ BİR ÖĞLEDEN SONRALARININ SONRASINDA...!!!

Ağladığımı kimseye söyleme anne...
Onlar beni güçlü biliyor...
Onlar beni, en zor günümde bile ayakta biliyor...
Ben aslında gülerek geçirdiğim günün akşamı evde ağlarken...
Onlar benim içimin sızladığını, yüreğimin yandığını bilmiyor....
Ağladığımı kimseye söyleme anne...
Onlar beni kral belliyor...
Onlar beni, kızdımı dünya yakacak insan belliyor...
Ben aslında onun gözlerine bile bakmaya kıyamazken ...
Onlar benim erkek uğruna üzüleceğimi tahmin bile etmiyor...
Ağladığımı kimseye söyleme anne...
Onlar beni ağlamaz biliyor...
Onlar beni ,üzüldüm mü bulunduğum sehri bulutlar kaplar biliyor...
Ben aslında odama kapanıp sitem duygusuyla bir köşeye sinerken...
Onlar, beni hiçbirşeyin sarsacağını akıllarının ucundan bile geçirmiyor...
Ağladığımı kimseye söyleme anne
Onlar bunu hiç bilmiyor...
Onlar için ben en sağlam köprülerden daha sıkı bağlıyımdır hayata...
Ben aslında ölümle yaşam arasındaki ince çizgiden
Bir o yana bir bu yana giderken...
Onlar benim için
Hayatın büyük bir hayal kırıklığı olduğunu bilmiyor !!!
,
Herşey o kadar garip ki hayatta...
mutlak canını acıtıyor insanın!!!

Bir zamanlar çok genç iki delikanlı varmış. İkiside aynı futbol takımında oynarlarmış. Fakat ne hikmettir ki çoğu zaman aynı şeyleri paylaşmalarına rağmen birbirlerini sevmezlermiş. Kimse kimseyi sevmek zorunda değil tabi fakat;bir gün onun hayatta olmadığını farkedince vicdan azabı duymayacaksa...
işte yine bir maç günü gelmiş. ikiside aynı tarafta oynayabildikleri için biri diğerinin yerine maça katılırmış.Maç çok heyecanlı seyrederken futbolcu kaleciyle karşı karşıya kalmış ve müthiş bir gol fırsatı, yükselip tam kafa atacak ki kaleciyle çarpışıp yere düşmüş. bu arada sağanak haldeki yağmur şiddetini artırmaya başlamış.Yere düşen oyuncunun yerine onu pek sevmeyen arkadaşı girmiş. Yaralı oyuncu ambulasla hastaneye kaldırılırken yağmur yerini şiddetli bir doluya bırakmış. maç zorunlu bitirilirken yaralı oyuncu hastaneye yetişemeden vefat etmiş. Sebep yere düştüğünde kafasını yere çarptığı için beyin kanaması!
Ve onu sevmeyen, yerine oyuna giren arkadaşı bu haberle sarsılmış.Çünkü o sinir olduğu, hakkında pek iyi şeyler söylemediği arkadaşı artık yokmuş; maçta yerine girebilecek sinir arkadaşı artık yokmuş...
hayat bu işte; sevsende sevmesende yanından birilerini götürüyor ve götürürken mutlak canını yakıyor....
şimdi düşün herkesi sevmek zorunda mısın????